Sıkça Sorulan Sorular

Alerji, bağışıklık sisteminden vücuda giren veya temas eden maddelere karşı aşırı duyarlı tepkidir. Alerjik reaksiyona neden olan bir maddeye alerjen denir. Alerjenler yiyecek, içecek veya çevrede bulunabilir. Birçok alerjen zararsızdır ve çoğu insanı etkilemez. Kişinin polen gibi bir maddeye karşı alerjisi varsa, bağışıklık sistemi maddeye yabancı ve zararlı gibi tepki verir ve onu yok etmeye çalışır. Alerjisi olan bir kişi alerjene temas ettiğinde, alerjik reaksiyon hemen gerçekleşmez. Bağışıklık sistemi yavaş yavaş aşırı tepki vermeden önce maddeye karşı duyarlılık oluşturur. Bağışıklık sisteminin alerjeni tanımak ve hatırlamak için zamana ihtiyacı vardır. Bu maddeye duyarlı hale geldikçe, bağışıklık sistemi ona saldırmak için antikorlar yapmaya başlar. Bu sürece duyarlılaşma denir. Hassasiyet birkaç gün veya birkaç yıl sürebilir. Birçok durumda duyarlılaşma süreci tamamlanmamıştır. Hasta bazı semptomlar yaşar, ancak tam bir alerjiye sahip değildir. Alerjiler de mevsimlik olabilir. Örneğin, saman nezlesi semptomları havadaki polen sayısının çok daha yüksek olması nedeniyle nisan ile mayıs ayları arasında zirve yapabilir. 

Alerjik bir reaksiyon iltihap ve tahrişe neden olur. Belirtiler ve semptomlar alerjen tipine bağlıdır. Alerjik reaksiyonlar bağırsakta, deride, sinüslerde, hava yollarında, gözlerde ve burun pasajlarında oluşabilir. Diğer durumlar için alerjik reaksiyonlar farklılık gösterebilir. Örneğin saman nezlesi, soğuk algınlığına benzer tahrişler yaratır, ancak nedenleri farklıdır.

– Tıkalı burun
– Gözler ve burunda kaşıntı
– Burun akıntısı
– Şiş ve sulu gözler
– Öksürük

– Kusma
– Şişmiş dil
– Ağızda karıncalanma
– Dudakların, yüzün ve boğazın şişmesi
– Karın krampları
– Nefes darlığı
– Özellikle çocuklarda rektal kanama
– Damakta kaşıntı
– İshal

– Hırıltı
– Isırılan bölgede ağrılı şişlik
– Kan basıncında ani düşüş
– Kaşınan cilt
– Nefes darlığı
– Huzursuzluk
– Kurdeşen, vücuda yayılan kırmızı ve çok kaşıntılı bir döküntü
– Baş dönmesi
– Öksürük
– Göğüste sıkışma
– Kaygı bozukluğu
– Olası anaflaksi (ciddi alerjik reaksiyon, alerjik şok) 

– Hırıltı
– Şişmiş dil, dudak ve yüz
– Deri döküntüsü
– Kaşıntı
– Olası anaflaksi (ciddi alerjik reaksiyon)

Potansiyel alerjenler hemen hemen her yerde görülebilir.

Herhangi bir yiyecek teorik olarak alerjiye neden olabilir. Gıdaya özgü bileşenler (buğdayda bulunan protein ve glüten gibi) alerjik reaksiyonları da tetikleyebilir.

– Yumurtalar, özellikle yumurta beyazı
– Balık
– Süt
– Fındık
– Yer fıstığı
– Buğday
– Soya
– Kabuklu deniz canlıları

– Kedi dışkısında bulunan bir protein, toz akarı dışkısı, yün, kürk, kertenkele veya deri pulları
– Penisilin, salisilatlar ve sülfonamidler gibi ilaçlar
– Mısır, kereviz, balkabağı, susam ve fasulye gibi besinler
– Eşek arısı ve arı sokması zehiri, sivrisinek sokması ve ateş karıncaları gibi böcek sokmaları.
– At sinekleri, kara sinekler, pire ve böceklerin böcek ısırıkları
– Hamamböceği, caddis ve göl sinekleri, midge ve güveler
– Ot, ağaç ve yabani otlardaki bitki poleni
– Ev kimyasalları
– Nikel, kobalt, krom ve çinko gibi metaller
– Lateks

Alerjinin en etkili tedavisi alerjenden kaçınmadır. Bununla birlikte, bazen alerjenlerden tamamen kaçınmak mümkün değildir. Örneğin polen, özellikle saman nezlesi mevsimi boyunca havada sürekli olarak bulunur.

İlaçlar

İlaçlar alerjik reaksiyon belirtilerinde yardımcı olabilir, ancak alerjiyi iyileştirmezler. Alerji ilaçlarının çoğunluğu reçetesizdir (OTC). Herhangi bir alerji ilacı kullanmadan önce bir eczacıya veya doktora başvurunuz.

Antihistaminikler: Bunlar histamin eylemini engeller. Bazı antihistaminikler çocuklar için uygun olmadığından dikkatli olunması önerilir.

Dekonjestanlar: Bunlar saman nezlesi, evcil hayvan alerjisi veya toz alerjisi durumunda tıkalı bir burnu açmaya olabilir. Dekonjestanlar kısa süreli tedavi ilaçlarıdır.

Lökotrien reseptör antagonistleri veya anti-lökotrienler:Diğer astım tedavileri işe yaramadığında, anti-lökotrienler lökotriyenlerin etkilerini bloke edebilir. Bunlar şişmeye neden olan kimyasallardır. Vücut, alerjik reaksiyon sırasında lökotrienler salgılar.

Steroid spreyler ya da tabletler: Burun iç astarına uygulanan kortikosteroid spreyler burun tıkanıklığını azaltmaya yardımcı olur.

İmmünoterapi

İmmünoterapi ayrıca hiposensitizasyon (aşı tedavisi) olarak bilinir. Bu tip tedavi bağışıklık sistemini iyileştirmeye yardımcı olur. Buradaki amaç, allerjenin IgE üretimini ve tetikleme eğilimini azaltarak uzun süreli toleransı sağlamaktır. İmmünoterapi sadece şiddetli alerjileri tedavi etmek için kullanılır.

Baharla birlikte havalar ısınıyor, çiçekler açıyor, parklar, bahçeler yeşilleniyor. Ama, yılın bu güzel zamanı bazıları için ise bir kabus! Evet, alerjisi olanlardan bahsediyoruz. Bu yazıda çağın hastalığı olarak adlandırabileceğimiz alerji hakkında merak edilenlere değineceğiz.

Alerji, vücudun normalde zararsız olan bir maddeye karşı gösterdiği anormal bir tepkidir. Çocuk, alerjik olduğu maddeyle karşılaşınca aksırık, öksürük, burun akması gibi belirtiler ortaya çıkar.

En sık görülen alerji etkenleri toz özellikle ev tozu, ağaç ve çayır polenleri, küf, sigara dumanı, hayvan kıl ve salyası, temizlik malzemesi ve kozmetik gibi kimyasal maddeler, gıdalar, ilaçlar ve böcek sokmalarıdır. Bir maddeye alerjik olan bir kişi başka maddelere de alerjik olabilir.

Eğer çocuğunuz, her yıl aynı zamanlarda benzer bir tabloyla hastalanıyor, aksırık/öksürükten kurtulamıyorsa mevsimsel bir alerjisi olabilir.Aşağıda sıralayacağımız maddeler, çocuğun yakınmalarının allerjik olabileceğini düşündürür.

EĞER

  • Anne babada alerjik ekzema, saman nezlesi, astım gibi allerjik hastalıklar varsa
  • Çocuk sesli nefes alıp veriyorsa
  • Gece çok öksürüyor, gündüz iyi görünüyorsa
     
  • Sık sık solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorsa
  • Günlük yaşamda arkadaşlarından çabuk yoruluyorsa
  • Bebekliğinde besin allerjisi geçirdiyse veya yanakları kuru, kaşıntılı, kızarık olduysa
  • Uzun süren geniz akıntısı oluyorsa
  • Sık sık burun akıyor, tıkanıyor veya kaşınıyorsa
  • Gözler altında koyu renk halkalar varsa
  • Gözler sulanıp kaşınıyorsa
  • Sık kulak enfeksiyonu geçiriyorsa yakınmaları alerjik olabilir. Bu belirtiler hakkında doktorunuza danışmalı, belki de allerji yönünden ayrıntılı bir incelemeden geçmesini sağlamalısınız.

Bir bütün olarak bu önlemlerin her birini yapmak zaman gerektiriyor, masraflı… Örneğin koltukların değiştirilmemesi, perdelerin uygun hale getirilmemesi durumunda akarlar, akarlardan arındırılmış oyuncaklara hareket eder mi? Aileler bunların tümünü yapmadıklarında parça parça yaptıklarında yine de fayda sağlayabilirler mi?

Ev tozu akarlarına alerji dünyada en çok görülen alerjidir. Ev tozu akarları gözle görülmeyen böcek grubundan mikroskopik canlılardır. İnsan deri döküntülerini yiyerek beslenirler. Çevremizde milyonlarca ev tozu akarı ile birlikte yaşarız. Bunları ve parçalarını soluduğumuzda eğer alerjimiz varsa astım ve alerjik nezle gibi solunum sistemi sorunları yaşarız. Ev tozu akarları en çok halılarda yaşar. Yatak yastık yorgan da sevdikleri bir diğer yaşam alanıdır. Koltuklar, kadife perdeler, tüylü oyuncaklar da bunları izler.

Alerjik bir çocuğun evinden halıların kaldırılması gerekir. Yerine ince çamaşır makinesinde yıkanabilen dokuma kilimler konulmalıdır. Bu kilimlerin 15 günde bir makinede yıkanması gerekir. Yatak yastık için özel alerji kılıfı kullanılması gerekir. Tüylü oyuncaklar ve kadife perdeler kaldırılmalıdır. Çocuğun temas ettiği battaniye çarşaf gibi pamuklu eşyaların haftada bir 60 derecede yıkanması gerekir. Bu önlemlerden alınabilen kısmı alınmalıdır. Her yapılan işlem bardağı biraz daha boşaltacaktır. Bardak ne kadar az ev tozu ile dolu olursa alerjik belirtiler de o kadar az görülecektir.

Ancak ev tozundan yüzde yüz uzak durmak mümkün değildir. Bu durumda evde mecburen kalan bir miktar akara çocuğun tepki vermemesi için dilaltı damla aşı tedavisi ile çocuğun ev tozu akarına alıştırılması gerekir.

Alerji testleri alerjiden şüphe edildiği an her yaşta yapılabilir. Burada önemli olan çocuğun yaşına ve şüphe edilen hastalığın tipine göre kandan mı deriden mi test yapılacağına karar vermektir. Gıda alerjisinden şüphe edildiğinde hangi yaşta olursa olsun kandan spesifik IgE testi ile alerji araştırmasına gitmeyi tercih ederiz. Ev tozu akarı ya da polen alerjisine bağlı alerjik astım ya da alerjik nezleden şüphe ediyorsak; eğer çocuk 3 yaşın üzerinde ise en güvenilir test deri testidir. Ancak çocuk 3 yaşın altında ise ve yine solunum yolu alerjisinden şüphe ediyorsak tercih yine kan testi şekilde olmalıdır. 3 yaşın altında yapılan kan testleri negatif sonuç verdiğinde her zaman çocukta alerji olmadığı anlamına gelmez. O yüzden durumun 3 yaşından sonra deri testi ile teyit edilmesi gerekir. Buna rağmen pozitif sonuç güvenilir olduğundan ve neye alerji olduğunu bilmek önümüzü aydınlatacağından hangi yaşta olursa olsun kandan veya deriden alerji testleri mutlaka yapılmalıdır.

Çocuklarda astım alerji veya alerji dışı nedenlerle olabilir. Alerjik astım ile alerjik bronşit aynı hastalıktır. Çocuklardaki tekrarlayan bronşit atakları % 90 alerjiktir. Bu nedenle alerjik bronşit terimi kullanılır. Ancak hastalara pek sevimli gelmese de astım bronşit ve alerjik bronşit aynı şeydir. 

Astımlı çocuklarda ` gizli reflü vardır, bu durum çocukların midedeki rahatsızlığı sürekli yiyerek geçirmeye çalışmasına neden olabilir. İştah eğer karbonhidrat ağırlıklı gıdalara yönlendirilmezse kilo alımına yol açmaz. proteinden zengin meyve ağırlıklı bir beslenme bu sorunu çözecektir.