Yoklama tehdidiyle öğretmen ve öğrencilerce tıka basa doldurulan salonda uluslararası ilişkiler konusunda verdiği konferansın ortasında dünyada kanser oranlarının sıfıra yakın olduğu ülkeler var. “Hangi ülke olduğunu biliyor musunuz” diye sordu emekli amiral.
İsrail diyerek doksandan çaktı dinleyicilerden biri muz ortaya. Tabi ya başka hangi ülke olabilir ki? Dünyada ne kadar pislik varsa hepsi bu lanetli Yahudilerin başının altından çıkmıyor mu zaten? Âlemi İslam’ın huzurunu kaçırmak için ortaya çıkan canlı bombalar, kafa kesen fanatikler, İslam ülkelerini soyup soğana çeviren hırsızlar, diktatörler, yalancı ahlaksız medya yapılanması…
Hepsinde bu mel’ün Yahudilerin parmağı var. Ortalama bir yurdum siyasal İslamcısının aklına Yahudi denince Akit gazetesinde arkasında bıçak saklayan, dişlerinden kan damlayan uzun perçemleri ve kafasında siyah şapkası olan bir tip belirir.
Günün konjonktürü ve hedefe oturtulması gereken gruplara göre karikatürlerde bu Yahudi’nin yanına kâh Doğan grubu, kâh TUSİAD, cemaat, solcular, geziciler ve PKK yerleştirilip boynuna bir tasma eklenir Filistinlilere karşı orantısız güç kullanan ve her seferinde hesabını vermedikleri bildik vahşet görüntülerine yol açan İsrail’e karşı İslam âleminde haklı bir kin birikimi vardır.
Ortadoğu’da diktatör-yal rejimler Yahudi ve İsrail düşmanlığını her fırsatta iç kamu oylarının gazını almak için kullanır.
İran en büyük düşmanı bilinen İsrail ile çok sert polemiklere girmesine rağmen daha birbirlerine bir çakıl taşı bile atmamışlardır. Bu gün İsrail’in bölgedeki en yakın dostları Suudiler ve Mısırlılar gibi diktatör-yal rejimlerdir. Ortadoğu’daki yönetimler kamuoyunun gözü önünde İsrail ile düşman görülüp, perde arkasında her türlü işbirliğini yapar. Zavallı Filistinliler kimsenin umurunda değildir.
Bizde iktidara kim gelirse gelsin İsrail ile askeri ilişkiler başta olmak üzere münasebetlerde kopma yaşanmaz. Heyetlerin biri gelir, diğeri gider. Davutoğlu’da seçim propagandalarında İsrail düşmanlığını sıklıkla kullandı.
Mescidi Aksaya postallarıyla girenlerle dost olmayacağız diyerek seçim meydanlarını inletti. Cumhurbaşkanı ben bu görevde bulunduğum sürece hiç bir zaman olumlu bir şey düşünmem açıklamalarında bulunurken perde arkasında İsrail ile ticaret rekorlar kırdı, bu ülke gemiciklerin suyolu haline geldi.
İsrail’in can attığı, cumhuriyet tarihi boyunca verilmeyen OECD üyeliğini altın tepside sunan ve NATO vetosunu kaldıran mevcut iktidardır. Uzatmayalım efendim konumuza geri dönelim. İsrail’de kanser sıfıra yakınmış.
Aslında bu işin arkasında da Yahudiler varmış. Emekli paşanın üstüne atladığı bu iddia yakın zamanda beklendiği üzere Yeni Akit gazetesinde yer almış. Akla ziyan yazıda Dr. Hamer isimli bir şahsın Siyonistlerin çeşitli yöntemler ile sağlığımıza saldırılarda bulunduğuna dair iddiaları bazı rakamlarla desteklenmeye çalışılmış.
Bu iddiaya göre İsrail’de kanserden ölenler 2003 yılında 160, 2004 yılında ise 152 kişiden ibaretmiş. Vay kösemin sakalı… Hâlbuki gerçek verilere ulaşmak çok kolay. Hiç bir ülke kanserle ilgili verilerini saklamıyor.
İsrail Kanser Cemiyetinin (İKC) resmi İnternet sitesinde açıklanan verilere göre 2012 yılında, İsrail’de 28.709 kişiye kanser tanısı konmuş ve aynı yıl 10.640 kişi hayatını kanser nedeni ile kaybetmiştir.
Kanserin en çok görüldüğü ve ölüme neden olduğu ilk 20 ülke arasında İsrail’ de bulunmaktadır. Yok, ben Yahudi’ye inanmam Yeni Akit’deki din kardeşlerime inanırım diyorsanız sizin bileceğiniz iş. Lakin bu arkadaşların Dolmabahçe, Kabataş, Sümeyye suikastı de dahil olmak üzere adalete şimdilik hesabını vermedikleri çok sayıda yalanları mahkeme kapılarında hukukun geri gelmesini bekliyor.
Akit kafasıyla dış politika buraya kadar. Al sana 10 kişi için 20 milyon tazminat. Ambargoyu da kaldırmıyorum haaaa…